Gitmek istiyorum.
Bulunduğum noktadan uzakta.
Özgür kafayla düşünebildiğim, rahatça konuşabildiğim.
Rahat dediysem konuşmadaki özgürlük değil derdim.
Anlaşılmak’ta.
Sözünü virgülüne kadar dinleyen, sözüne yorum yapan insanlar
benim derdim.
Derdini, derdine katanlarda.
Anlatırken her kelimesinde mutluluk taşıyanlarla,
mutluluğuna ortak olanlarla.
Ayıbını, günahını didikleyenin olduğu bi’ yer değil de
herkesin kendi işine baktığı bi’ dünya istiyorum.
Evlerin kahve koktuğu, insanların birbirine sarıldığı bi’
dünya.
Ütopyam mı demeliydim masalım mı..
Bazı şeyler çok uzak geliyor gözüme.
Bazı şeyler bi’ o kadar anlamsız, hayâli.
Bazı şeyler işkence haline gelebiliyor.
Tümüyle kurtulmak istediklerim var. Bunların bazısı insan, bazısı karmaşalar; tavırlar, sohbetsizlikler.
Tüm keşmekeşler uzak olsun benden, bizden. Bizlerden.
Samimiyetsizlikler, boş görüşler.
İnsanlar rezillikleriyle kalsalar.
Rezilliklerini diğer insanlara çamur atarak kapatmaya çalışmasalar keşke.
Attıkları çamurlar kendilerini batırıyor bir bir.
Farkında değiller.
Fenalıklar gelir bana zaman zaman. Çekilemez bi’ insan
haline büründüğüm olur, doğrudur.
Yada hayatın, insanların çekilemicek
noktaları gözüme gözüme batar oluyodur.
Bir yandan bağdaş kurup oturmak, bir yandan tümüyle gitmek
isteyenlerden değilim ben bu günlerde. Tümüyle gitmek isteyenlerdenim sadece.